Gönderen: Ali Berberoğlu | 17 Haziran, 2009, Çarşamba

Trafik kazası yaptım.

Geçen hafta okullar kapandı. Ben de Ayşegül’ü ve Efe’yi almak için Ermenek’e gittim. Uzunca bi süre gidemeyeceğim için annemgille görüşeyim, Ayşegül’ün eşyalarını toparlayıp dönelim diye düşündüm.

İş çıkışı yola çıktım, Sarıveliler yolundan giderek iki buçuk saatte filan Güneyyurt’a vardım. Hava kararmadan geldim diye heveslenerek köy çarşısının içinden geçtim tam Şekerler Petrole gelmeden önceki hafif yokuşu tırmanıyorum, önde normal hızda giden bordo renkli bir Tofaş Kartal araç var, onu geçeyim diye hafif sol yaptım, yol gayet uygun. Sollamak için hızlandım, solluyorum, tam araçla aynı hizaya geldim şoför birden sola dönmesin mi. Solda küçük bir yokuş varmış oraya girecekmiş galiba. Araç birden üstüme gelince çarpmadan kurtulayım diye sola kırdım ama kurtulamadım. Kartal benim ön sağ kapıma vurdu ben de onun darbesiyle daha da sola savrularak yolun kenarındaki elektrik direğine sol ön tarafımı vurdum. Direkten kurtulmamla birlikte sıçrayarak yolun ortasına savruldum ve orada artık durabildim. Emniyet kemerimin takılı olması hayatımı kurtardı diyebilirim. Tabi bu arada arabamın hem benim tarafımdaki hava yastığı patladı hem de sanırım kartalın bana vurma darbesiyle yolcu koltuğu tarafındaki hava yastığı patladı. Arabanın içinde önce kendime geldim, kontağı kapattım, derin bir nefes aldım, ineyim şu geri zekalı herife bi tane geçireyim, “Tarlada mı gidiyorsun be birader, insan bi işaret verir döneceğim diye, dönmeden önce bi sağına soluna bakar” cümlesi çerçevesinde lafları bağırarak bi çırpıda söyleyeyim diye düşündüm. Arabadan inerkenki birkaç saniye içinde de “Ulan adam da ben de kaza yaptık, ikimiz de kazalıyız. Efendi gibi konuşup tatlıya bağlayalım şu işi” dedim kendi kendime. İndim adam arabasının sağını solunu inceliyor.(Can çekişiyor olsak umurunda değil adamın)
“Geçmiş olsun, var mı sende bir şey” dedim.
Yaşlıca bir adam. “Böyle mi gelinir kardeşim, olmaz mı bir şey” diye bana arabasının sol tarafındaki bana vurduğu yerdeki ezilmeyi gösteriyor.
Tövbe tövbe…
Kendi arabamı düşündüm, ön taraf tamamen dağılmış durumda, arabanın dengesi kaymış. Adamın vurduğu sağ kapı boydan boya içe göçmüş önemli bile değil. Adamın arabasına baktım, biraz içe göçmüş orası da.
Kazanın oluş şekli gözümün önünde, tam solluyorum adamla aynı hizaya gelmişim, ne bir sinyal benzeri işaret, ne sola dönme niyetini belli eden bir yanaşma ve hiç sağa sola bakmadan aniden sola dönüş.
Kendi tavrımı düşünüyorum, adamın tavrını görüyorum. “Ne kadar da safım. Türkiye’de yaşıyorsan kibarlık puan getirmez kabadayılık yapman lazım” diye kızıyorum kendime.
Artık “Tamam fazla konuşma” dedim adama, trafiği arıycam numarayı hatırlayamıyorum. Etraftan kopup gelen kalabalıktan bi gence soruyorum, “Nereyi arayacaktım ben?” diye. Artık söylediler:156.. Şehir dışı olduğu için jandarmayı aradım.
Jandarma geldi, “Anlaşabilirseniz anlaşın” dedi. “Ben rapor tutarsam ikinize de ceza yazmam gerekebilir” diye uyardı. Ben hiç oralı değilim tabi, eksik bir şeyim yok, kazada hatam yok. Artık ölçtüler biçtiler alkol testi, rapordu derken ifade için karakola gelmemizi söylediler. Karakola gittik, askerler adama kızıyorlar, adam hiç dinlemiyor bile “Ben taa nerden beri sinyal veriyorum da ,bu adam köyün içinden çok hızlı geçmiş zaten, şahitlerim var.” diye habire konuşuyor.
Komutan; “Kardeşim, kazanın yüksek hızla ilgisi yok, bu adam hızlı olsaydı bu araba direğe vurduktan sonra takla atardı, takla atmamış, yolun ortasında durmuş.” diyor. Ben rahatlıyorum. Başka bi odada teker teker ifade vereceğiz, önce ben giriyorum, ifademi veriyorum. “Karşı taraftan şikayetçi misiniz?” diye soruyorlar; Şikayetçiyim tabi ki… O kadar eminim ki öndekinin hatalı olduğuna, dersini alsın adam tarlada gider gibi anayolda gidemeyeceğini öğrensin diyorum kendi kendime.
Ben ifademi verip çıkıyorum, diğer adam giriyor odaya, yanında sinyal verdiğini gören şahitlerle birlikte.

Şimdi okuyan arkadaşlara sormak istiyorum. Yaya olarak yoldan geçerken, oralarda gezerken herhangi bi arabanın döneceği tarafa sinyal verip vermediğine ne kadar dikkat edersiniz? Bu yol evlerden dükkanlardan bir metre uzaklıkta bir yol değil yalnız dikkatinizi çekerim. Çevre yol denebilecek sakinlikte bir yol…

Ve bir soru daha sormak isterim araba kullanan arkadaşlara, sinyal veriyor olmanız (sinyal vermediğinden kesin bir şekilde eminim, o ayrı)yolu kontrol etmeden dönüş yapma hakkını verir mi size.
Tamam, başka sorum yok sayın hakim….
Şimdi bu bilgilerin ışığında sonuç olarak, sigortacımın bana verdiği bilgiye göre benim arabam pert… Diğer deyişle arabam hurda.. Yani 18-20 bin lira artı moral bozukluğu.. Diğer arabanın masrafı yaklaşık 100 lira artı moral bozukluğu…

Ve diğer haber: Kazada tam kusurlu olan benim. Karşıdaki kartal kusursuz ve masraflarını ben karşılayacağım. Aynı zamanda direğe vurduğum için Medaşın çıkaracağı masrafları da ben karşılayacağım.

Şimdi de bir rica: Bu işlerden anlayan birisi lütfen bana bu kazada kimin kusurlu olduğunu ayrıntılı bir şekilde anlatabilir mi? Olayı anlattığım arkadaşlarım ve kaza yerini ve kazanın oluş şeklini gören sigortacım bu karara anlam veremedik.
Yardımlarınızı bekliyorum.

Sevgilerimle…


Cevap bırak

Sizin cevabınız:

Kategoriler