Gönderen: Ali Berberoğlu | 15 Kasım, 2008, Cumartesi

Tabakhaneye Yetişmeye Çalışırken

Çok değil, otuz – kırk yıl öncesine kadar tabakhaneler, zavallı hayvanların derilerinin işlendiği atölyeler köpek boku için yanar tutuşurlarmış.
Çünkü bir tek, taze köpek boku içinde bekletilen deri yumuşacık, kıl köklerinden arınmış, gözenekleri açık, ince, homojen yani kaliteli olabilirmiş.

“Tabak mısın; it bokuna muhtaçsın”, denirmiş “tabak”lara (“debag”lara), yani deriyi işleyip kullanılabilir hale getiren meslek erbabına.

Ham deri, kıllardan, yağ ve et tabakalarından mekanik olarak temizlendikten sonra kimyasal olarak işlendiği sama safhasında, taze köpek bokundaki enzimlere ihtiyaç duyulduğundan tabakhanelerin olduğu yerleşim yerlerinde
çoluk çocuk ellerinde teneke maşrapalar, köpek boku toplarlar, sama işlemi ancak dumanı tüten taze bokla yapılabildiğinden koşa koşa tabakhanelere yetiştirirlermiş.

Tabak gezer, dolap süzer; taze bok aşkına tabakhanelerde yaygın olarak köpek beslenirmiş.

Derken yapay olarak yeni kimyasallarla da aynı sonuç elde edilmeye başlanınca köpeklerin de, bok toplayıcıların da pabucu dama atılıvermiş
“Tabakhaneye bok yetiştirmek” de yeni kuşakların nereden geldiğini bilmediği bir deyiş olarak belki de içinde bok kelimesi geçtiğinden günümüze kadar gelebilmiş.

Hoş; ömrünce doğal, taze gıda esirgenmiş; bir kere bile köpek olduğu hatırlanıp gerçek kemik dişletilmemiş, rengârenk mama taslarına hipermarketlerden taşınmış kuru mama çuvalları boşaltılarak beslenmiş bir “zamane köpeği”nin kuru boku da yetişse bile bir işe yarar mıydı acaba?

“Ner’de o eski köpek bokları” da diyecek miyiz yakında?


Cevap bırak

Sizin cevabınız:

Kategoriler